GÜMÜŞHANE HALK KÜLTÜRÜ

Yöresel Mimari

Halkın kendi imkânlarıyla ihtiyaçlarına doğrudan karşılık arayarak, kültür birikimi ve geleneklerinden etkilenerek yaptığı yapılar halk mimarisinin ürünleridir. Bu ürünler ev, samanlık, ahır, avlu, bahçe, ambar, köy mescidi, cami, depo,  kahvehane, değirmen, köy odası, köprü, tuvalet, kuyu, kümes, köy odası gibi yapılardır.

Gümüşhane’nin kuzeyindeki mimari yapı görsel açıdan önemli bir zenginliğe sahiptir. Bu yapı sanatı taş dolgulu ahşap çatkılı yapı sistemi ile kütük veya kalasların yatay doğrultuda üst üste konulmasıyla oluşturulan ahşap duvar sistemi Bağdadi duvar sistemleri ile bölgesel bir özellik gösterir. Doğu Karadeniz yapı sanatının özelliklerini yansıtan mimari yapı tümüyle ahşap veya tamamen taştan ya da bu malzemelerin bir arada kullanıldığı çeşitli yapılar görülmektedir.

Yapı ustaları taşı ve ahşabı aynı şekil ve teknikle kullanmıştır. Torul, Kürtün ilçelerinde yer alan evler de geleneksel Türk yapı sanatının en seçkin örnekleri arasında yer almaktadır. Doğu Karadeniz evleri hangi tür malzemeyle yapılmış olursa olsun doğayla, insanla ve çağlar boyu süren deneyimlerle kazanılmış bir uyum mimarlığının ürünüdür. Bir bakıma çetin bir coğrafyanın ve inatçı Karadenizlinin birbirleriyle sağladığı uyumun eseridir.

Bölgenin zengin orman alanına sahip Gümüşhane de, ahşap malzemenin yaşamın her alanında en yoğun kullanıldığı yerdir. Özellikle orman ve akarsu boyu yerleşimlerinde yapı ustaları daha çok ahşabı tercih etmişlerdir. Genellikle kestane, ardıç, ladin, karaağaç ve ceviz ağacı kerestesi kullanılmasına rağmen, son yıllarda azalan orman varlığı nedeniyle ladin türü dışındakilerin kullanımı oldukça azalmıştır.

Yapım Teknikleri

Bölgenin iç kesimlerinde Çatma olarak adlandırılan yapı sistemi, başka bir kesimde İskelet ya da Karkas olarak adlandırılabilir. İsmi ne olursa olsun bu tip yapı sistemlerinde ana kural, yapının tüm yükünü temel duvarlarına ileten taşıyıcı elemanların, ahşap yığma sistemin tersine düşey olarak kullanılmasıdır. Bu yapım sisteminin en temel özelliği, su basman seviyesine kadar olan kısmın taş örgü, takip eden diğer katların ise ağaç iskeletli çatkı sistemli veya yığma sistemli olmasıdır. Bu tür yapılarda genellikle yarım metre civarında kalınlığında moloz taşla yapılan temel duvarları yükseltilerek yapının arazideki konumuna göre zemin veya bodrum kat elde edilmiştir. Bölgede ahşap ile birlikte en fazla kullanılan diğer bir malzeme de taştır. Yapılarda, kolay işlenebilen kalker esaslı taşlarla andezit ve bazalt gibi daha sert taşlar kullanılmış ve başlıca iki şekilde uygulanmıştır. Bunlardan ilki, dışa gelen kenarları düzeltilmemiş farklı ölçülerde taşların bir araya getirilmesi ile oluşan moloz taş duvarlardır. Diğer bir yöntem ise, düzenli kesilmiş dört köşe taşlarla oluşturulan duvarlardır. Bu tür taşlar, daha çok cephe kaplamalarında ya da pencere kenarları ile bina köşeleri gibi özellikli kısımlarda kullanılmıştır. Karadeniz bölgesi taş ustalığındaki yapısal ve estetik mükemmellik kapıların ve pencerelerin kenarlarında, kemerlerin üstünde ve duvarların dış köşelerinde ortaya çıkmaktadır. İşlenmeye uygun taş malzemenin çıktığı yerlerde ahşap-taş dengesi, taş lehine bozulmuş, Gümüşhane ve civarı örneklerinde olduğu gibi taş ev geleneği daha eski bir geçmişe ve yöresel yoğunlaşmaya sebep olmuştur.

Mekân Kullanımı ve İşlevsellik

Köy evlerinin ana mekânı mutfaktır. Ancak mutfak terimi, bu mekânın tanıtımına yetmez. Çünkü sözünü ettiğimiz mutfak, sadece yemek pişirme eylemini değil, yemek yeme, oturma, dinlenme, yıkanma ve bunun gibi işlevleri de karşılayabilen çok amaçlı bir mekândır. Evin plan şemasının temel elemanı sayılan mutfak, yörede “Aşhane” olarak adlandırılır.

 Evin en önemli mekânlarından biri de sofadır. Sofanın girişi, uzaklardan bile fark edilecek çözümlerle biçimlenmiştir. Evlerin birçoğuna 50 cm ile 100 cm arasında bir yükseklikten girilir.

Sofa, evin yerleştiği araziye göre vadiye ya da manzaraya bakan yönünde yer alır. Her iki yanında birer ya da ikişer oda bulunur. Sofanın iki ucundan birinde tuvalet yer almaktadır.

Bazı evlerde tuvalet girişi evin içinde yer alırken, bazı evlerde ise evin dışında yer almaktadır. Bazı evlerde sokaktan çatıya çıkmak için merdiven girişi yer almaktadır. Bu merdiven girişi ile evin içinden çatıya ulaşımın kolay olması sağlanmıştır.

Odalardan büyük olanı Baş Oda (misafir odası)'dır. Seki ya da sedir düzeniyle oturma ve yatmaya olanak veren misafir odalarında genellikle ocak bulunmaktadır. Baş oda (Misafir Odası)'nın karşısında bir ya da iki oda bulunur. Bunlardan manzaraya bakan “Köşk Oda(gelin odası)” olarak adlandırılır. Genellikle evin genç evlileri tarafından kullanılır.

Gümüşhane Doğu Anadolu Bölgesi ile Doğu Karadeniz Bölgesi arasında geçiş bölgesi içinde yer alır. İl Merkezinin bir bölümü, Köse, Kelkit ve Şiran ilçelerindeki mimari yapı Gümüşhane’nin Kuzeyinde bulunan ilçelerin mimarisinden farklıdır. Gümüşhane’nin güneyinde yer alan geleneksel evleri bu açıdan incelendiğimizde, Doğu Anadolu’dan kuzeye doğru gidildikçe Kuzeydoğu Anadolu'nun ahşap hatıllı taş mimarisi ile Doğu Karadeniz Bölgesi'nin ahşap iskeletli konut mimarisi arasında geçiş özelikleri taşıdıkları söylenebilir. Gümüşhane’nin merkez ilçeye bağlı köyleri ile Köse, Kelkit ve Şiran ilçelerine bağlı köylerinde geleneksel evlerinin esas katı Doğu Anadolu’nun geleneksel evlerinde olduğu gibi uzun süren soğuk kış mevsimi nedeni ile avlu ve tandır evinin yer aldığı, evin sokak ile doğrudan ilişkisini sağlayan giriş katıdır.

Bu evlerin plan şemasının, avlu ve tandır evine bağlı olarak biçimlenen mekânların örgütlenmesinden oluştuğu gözlenir. Yani evin tasarımını avlu ve buna bağlı olarak tandır evi biçimlendirmiştir.

Oturma, yatma, dinlenme, yemek pişirme, yemek yeme, misafir ağırlama gibi birçok işlevi yüklenen bu mekân evin oturduğu arsanın konumu ve evin içindeki yerine bağlı olarak avlunun biçimini ve üst kat mekânlarının organizasyonunu belirlemektedir.

Geleneksel evlerin plan tipolojisi, giriş katta çoğunlukla evin arka cephesinde yer alan tandır evi ile bu mekâna açılan ve yörede "Selamlık" olarak adlandırılan galeri ve üst kata ulaşımı sağlayan merdivenin varlığı dikkate alındığında üç grupta toplanabilir. Birinci grubu selamlıklı tip olarak tanımlayabileceğimiz evler oluşturur. Bu gruba yerleştireceğimiz evlerde giriş katta, evin girişini oluşturan avlu vardır. Bu avlunun çevresinde yer alan odalar ile tandır evinin örgütlenmesinden; üst kat ise, evin arka cephesinde konumlanan tandır evinin bir kenarına yerleştirilen bir ahşap merdiven ile ulaşılabilen selamlık ve bu selamlığa açılan odaların örgütlenmesi ile biçimlenen bir ev tipidir. İkinci grubu selamlığı olmayan tip olarak tanımlayabileceğimiz evler oluşturur. Bu gruba yerleştireceğimiz evler galeri formunda selamlıklı evlerin biraz daha gelişmiş tipidir. Bu grupta yer alan evlerde giriş kat, evin cümle kapısı olarak adlandırılan ana giriş kapısının açıldığı avlu ile avlunun çevresine yerleştirilen odalar ve tandır evinin örgütlenmesinden oluşur. Bu gruptaki evlerin selamlıklı tip olarak tanımladığımız birinci gruba yerleştirdiğimiz evlerden farkı, tandır evinde yer alan ve üst kata ulaşımı sağlayan ahşap merdivenin bu mekândan kaldırılarak giriş avlusuna yerleştirilmesidir. Üçüncü gruba 'karma planlı' evler diyebiliriz. Tiplerin giriş katı, eve giriş avlusu ve çevresine yerleştirilen mekânlar (odalar) ile evin arka cephesinde konumlanan tandır evinin örgütlenmesinden oluşur. Bu giriş kattan üst kata ulaşım, giriş avlusu ve tandır evinde yer alan birer ahşap merdiven ile sağlanır. Taş, ahşap ve kerpicin yaygın olarak kullanıldığı geleneksel Gümüşhane evlerinde köşk odasına rastlanılmaktadır.

Ev Eklentileri

Çöten: Bir zamanlar evlerin yanında tahıl, patates vb. gibi gıda maddelerinin saklandığı, daha sonra ise özellikle mısırı kurutma ve saklama,  kemirgenlerden koruma işlevini yerine getiren çöten’ler az olmakla birlikte halen kullanılmaktadır. Mısırın Karadeniz kültüründe önemli bir yeri vardır. Denilebilir ki çöten mısırın çocuğudur. Çötenlerin’in anahtarı genelde evin en yaşlı ve söz sahibi kadınlarında bulunurdu.

Bir Çöten’i çöten yapan unsurlar boğaz, teker, direk ve çalmandır. Her şeyden önce orijinal bir çötenin gövdesinin dört köşesinden dışarıya doğru çıkıntıların olması gerekiyor. Bu çıkıntılar, birbirine doksan derecelik bir açıyla gelen tahtaların açılan çentiklerle (boğaz) birbirine geçirilmesinden kaynaklanmaktadır. Bazı yörelerde bu yöntemle yapılan çötenlere boğma çöten denmesinin nedeni de tahtaların birleşme yerlerinde açılan boğaz denilen bu kanallardır.

Samanlık  / Merek: Hayvancılığın günlük hayatta önemli bir yer tuttuğu bölgede her evin ahşap bir samanlığı bulunmaktadır. Kışın yağan kar göz önünde bulundurularak eve yakın, ulaşılması kolay bir yerde inşa edilen bu yapılar tek mekânlı, basit örneklerdir. Bazı köylerde, harman yerinin yakınlarına yerleştirilmiş samanlık yapıları mevcuttur.

Yapı ustalarının samanlık yapılarının inşasında kullandıkları esas teknik yığma tekniğidir. Özlü toprağın su ve samanla birlikte yoğrulması ve kalıplanmasıyla elde edilen kerpiç malzeme ile inşa edilmiş olan samanlık yapıları da görülebilir. Bu tür yapılarda duvarları sağlamlaştırmak ve deforme olmasını önlemek amacıyla yatay ahşap hatıllar kullanılmıştır. Çift yöne eğimli kırma çatı ile örtülü olan samanlık, merek yapılarında çatının örtüsünde kullanılan örtü elemanları en son olarak da sacdır.

Ambar: Bölgede buğdayla birlikte temel besin maddesi olarak karşımıza çıkan ve yoğun olarak tarımı yapılan arpa ve buğday depolanması ve bozulmadan muhafaza edilmesi ihtiyacını ambar yapısı ile karşılamıştır. Bu yapılarda ayrıca arpa, un, kurutulmuş meyve vb. yiyecekler de depolanmıştır.

Ambarlar gürgen, köknar veya çam ağacından imal edilmiştir. Fare ya da böceklerin depo edilen yiyecek maddelerine zarar vermesini önlemek amacıyla yapımında lamba ve geçme uygulamasına gidilmiştir.

Fırın: Fırın bir köyün ya da mahallenin ortak malı olabileceği gibi yalnızca bir haneye ait de olabilir. Eğer köyün ortak malıysa fırının boyutları büyür ve daha özenli bir işçilik yansıtır. Fırınlar inşa edilirken yarım metrelik bir temel üzerine bir metre kadar yüksekliği olan bir altyapı oluşturulmuş ve bunun üzerine de esas fırın inşa edilmiştir. Önünde bir insanın girip çıkabileceği genişlikte bir fırın deliği ve bunun arkasında da yanma ve kurutma işleminin gerçekleştiği fırın boşluğu yer almaktadır. Isı kaybını önlemek ve izolasyon sağlamak amacıyla duvarlar mümkün mertebe kalın tutulmuştur. Yapının üst örtüsü basık kubbeyi andırmaktadır. Fırının önünde hamur teknesini koymak ve gerekli diğer aletleri saklamak için bir avlu bulunur. Fırın deliği büyük bir kapak taşı ile kapatılır ve sıcaklığın dışarı kaçmaması için çamurla sıvanır. 

Örtme / Karaltı: Örtme ya da karaltı adı verilen yapılar, harman makinesi, kızak ve öküz arabalarının kar ve yağmura karşı muhafazasını sağlamak amacıyla evin hemen yakınlarına inşa edilen, dört tane ahşap direğe oturan bir çatıdan meydana gelen, basit ama işlevsel yapılardır.

Köy Odaları: Eskiden her köyde köy odaları bulunurdu. Köy odaları imece usulüyle yapılırdı. Bazen de köyün ekonomik durumu iyi olan aileleri tarafından yaptırılırdı. Bu durumda köy odası o ailenin adıyla anılırdı. Bu odalar sahiplerine itibar kazandırırdı. Bu kişilerin gıyaplarında konuşulurken oda sahibi diye anılırdı. Oda sahipliği yörenin önemli geleneklerindendi.