ARTVİN HALK KÜLTÜRÜ

Mimari Tercihler

     

Yöresel Mimari

Artvin yöresinin engebeli arazi yapısı, kıyıdan iç kesimlere doğru değişen iklim koşulları ve bitki örtüsü geleneksel mesken kültürünün oluşumunda temel faktörlerdir. Halk mimarisinin ve mesken kültürünün oluşmasını etkileyen, meskenlerde kullanılan ana malzeme doğal çevreden temin edilmektedir. Ahşabın geleneksel mesken görünümüne hâkim olmasında malzemeye ulaşım olanakları ve yörede ağacın bol bulunması belirleyici olmuştur. Ormanların geniş yer kapladığı Artvin’de iç kesimlerdeki ilçelerde ahşap, kıyı boyunca ise taş malzemeden ev ve eklentileri inşa edilmiştir. Ahşap meskenlerde seçilen ağaçların uzun ömürlü olması, neme dayanıklılığı, işlenmesinin kolaylığı dikkate alınmıştır. Tarım, hayvancılık, yaylacılığın ekonomik faaliyet olarak sürdürülmesi de evlerin işlevselliğinde, görünümünde ve eklentilerinin oluşmasında etkili olmuştur.

Gerek arazi yapısının eğimli, parçalı, dar yüzölçümlü olması gerekse bahçe ve tarlalara yakın olma isteği nedeniyle ev ve eklentileri (serander, ambar, merek, bagen) meskenin tamamlayıcıları olarak kurulmuştur. Ahşap meskenler, yüzyıllardır aktarılarak gelen deneyim ve bilginin yanısıra el sanatını ve estetiği de yansıtmaktadır. Evlerin balkonlarında, köşklerinde, merdivenlerinde ahşaba verilen şekiller görülmektedir. Ev içi bölümlerin ve dışındaki bütün eklentilerin, duvara çakılan bir tahta parçasının, ahşap çivinin bile bir işe yararlığı düşünülmüştür. Çayır biçmeden gelen kişinin tırpanını asacağı yer, ahırdan çıkan kadının peştamalını koyacağı yeri bellidir.

Modern konutlar sosyo-ekonomik durumun gelişmesine ve eski ahşap ustalarının bulunmaması da etkili olmakla birlikte, daha fazla yapılmaktadır. Sonradan yapılan betonarme binalar ya eski ahşap konutların yerinde inşa edilmekte veya yol, okul, köy merkezi, su kaynaklarına yakınlık dikkate alınarak farklı yerde inşa edilmektedir. Örneğin Hopa ilçesinde 1950’lerde çay ziraatının başlamasıyla sosyoekonomik durum da gelişmeye başlamıştır. Bunun etkisiyle konutlarda betonarme yapılmaya başlanmıştır.

Anadolu’daki evlerin kavram ve biçimleri geleneklere, ekonomik koşullara, bölgesel- doğal verilere ve uygulama ilkelerine bağlı olarak çeşitli biçimlerde ortaya çıkmıştır (Küçükerman, 1988: 87) Kır meskenlerinde kullanılan yapı malzemesi, mineral yapı malzemesi: balçık, kerpiç, kil (kurutulmuş veya fırınlanmış), taş, şist, kalker, kum, çakıl ve biyolojik yapı malzemesi olarak ağaç gövdeleri, dallar, tahta, otlar, yapraklar, deri ve postlar, liflerden meydana getirilen dokumalar kullanılmaktadır.

Geleneksel Konutlar

Halkın kendi olanakları, koşulları içinde, gereksinimlerine doğrudan karşılık arayarak, kültür birikimine ve gelenek çizgisine doğaçtan eklenerek, katılımlı bir yolla gerçekleştirilen yapılar halk mimarisinin ürünleridir. Bu ürünler ev, samanlık, ahır, avlu, bahçe, ambar, köy mescidi, cami, depo, kahvehane, değirmen, köy odası, köprü, tuvalet, kuyu, kümes, ağıl ve işlik gibi yapılardır (Bektaş, 1997: 747).

Artvin yöresindeki geleneksel konutların yapımında, ahşap, taş veya ahşap taş karışımı malzeme, kireçli toprak, bazı çakatura evlerde de yosun kullanılmaktadır. Ahşabın konut mimarisinde yoğun şekilde kullanımı Şavşat, Ardanuç, Yusufeli ilçelerinde görülmektedir. Bu yerleşim yerlerinde en çok bulunan ve kullanılan ağaç türleri ladin, köknar ve sarıçamdır. Evlerin inşaatında genelde kestane ağacı kullanılmıştır. Uzun yıllar dayanıklı kalmasından ve güvelenmediğinden kestane ağacı tercih edilmektedir.

Konutların yapım malzemesinde, kat sayısında ve şeklinde yörenin iklim koşulları etkili olmuştur. Kış aylarının uzun sürdüğü, kar yağışlı geçen köylerdeki ahşap evler kar ve tipiden korunması için önlem alınmıştır. Evin bir veya iki tarafı boyunca yapılan balkonlara uzun ve geniş ahşap kanatlar yapılmıştır. Açık havalarda ahşap kanatlar her iki tarafa açılır ve karlı günlerde kapatılarak soğuk ve kardan ev korunmuş olur. Kış mevsiminin sert geçtiği yüksek yerleşimlerdeki evlerin pencereleri küçük ve az sayıda yapılmıştır. Kıyı kesimine yakın bölgelerde yağışların ve nem oranının fazla olması nedeniyle konutların malzemesinde taş kullanımı gerekli olmuştur. Geleneksel konutlarda birinci kat taştan yapılarak topraktan gelen nemin üst kata ulaşması engellenmeye çalışılmıştır. Ahşap meskenlerde keresteler ve bedavra (hartama) denilen çatıyı kaplamak için hazırlanan ahşap levhalar elle ve hızar ile hazırlanırdı.

Şavşat yöresinde tamamen ahşaptan yapılmış yapıların olduğu köyler (Maden Köyü-Şavşat) farklı bir görünüm ve geleneği yaşatmaktadır. Yöredeki ahşap meskenler genellikle iki kattan oluşmaktadır. Alt kat ahır ve samanlık (merek) olarak ayrılmıştır. Her evin misafir konaklaması için ayrılan bir odası bulunmaktadır. Evin ön veya iki tarafı boyunca balkonlar yer alır. Balkonların bir ucunda ve evin dışında kalacak şekilde tuvalet yapılmıştır. Evin içinde ambar ve sütlük için küçük odalar ayrılmıştır. Ambar kuru gıdanın, turşunun, süt ürünlerinin, kışlık yiyeceklerin, elek, külek, gibi mutfak araç gereçlerinin saklandığı ışık almayan bir odadır. Ambarların kapısı diğer odalarınkine göre daha küçük boyuttadır ve eşikleri kedi, fare, böcek girmesini önlemek amacıyla yüksek yapılmıştır. Kalın tahtalardan ve aralık bırakılmaksızın inşa edilmiştir. Ambarların içinde kharo/ haro denilen bölüm ve raflar vardır. Kışın ambar içerisinde üzüm ve mısır tavanlardan asılı şekilde saklanır. Geleneksel ahşap evlerin karakteristik özelliğinden biri de balkonlardan manzarası en güzel olan yerinde köşk (köşki) adı verilen iki – üç kişinin oturabileceği eklentinin olmasıdır.

Köy konutları, geleneksel aile yapısına göre inşa edilmiş olup, genellikle çok odalı ve geniştir. Çoğunlukla balkon kısmından girilen meskenlerde, ortada bulunan hol’ün etrafındaki 4-5 odaya geçiş sağlanır. Mutfak, yemek yemek, oturmak, yatmak gibi birçok fonksiyonun icra edildiği yerdir. Evin arka kısmına denk gelen mutfak bölümünde ters n şeklinde taş ocaklar yapılırdı. Süt ürünleri hazırlanır, yemekler burada pişirilirdi. Ocakta yakılan ateşin korlarının üstü külle kapatılarak ertesi gün için yeni ateşin yakılması için saklanırdı. Zaman içerisinde bu ocaklar kullanılmadığından duvar örülerek kapatılmış veya içlerine kuzineli sobalar konularak kullanılmıştır. Ocaklı oda hem mutfak hem de salon işlevine sahiptir. Oda duvarlarının iç kısımlarına ahşaptan dolaplar ve raflar yerleştirilmiştir. Taş evlerde gömme dolap ve banyo da yapılmıştır. Geleneksel köy evlerinde çatı boşluğu araç gereçlerin saklandığı ve hasattan sonra ürünlerin kuruması için konulduğu, depolama amacıyla kullanılmaktadır.

Aynı yörede farklı iklim koşullarının ve bitki örtüsünün varlığı ile birlikte farklı halk topluluklarının kültürlerini yaşatması ile farklı geleneksel mimariler oluşmuştur. Arhavi, Hopa, Borçka’daki Laz evlerinin, Gürcü ve Hemşin evleri ile iç ve dış mekânsal farklılıkların yanında ekonomik faaliyetler gereği benzer işleve sahip yapılar da görülmektedir. Hemşin ve Laz evleri taş ağırlıklı, Gürcü evleri ise tamamen ahşap yapı malzemelerinden inşa edilmiştir. Yusufeli’nde geleneksel evler çoğu iki katlı, taş ve ahşabın birlikte veya sadece her iki katın taştan, birinci kat taş ve ikinci kat ahşap yapıdan oluşmuştur.

 

Laz Evleri (Arhavi Evleri)

Kıyı kesimindeki Arhavi ve Hopa ilçesinde, Borçka’da az sayıda görülebilen Arhavi evleri yapım malzemesi ve görünümleriyle ayrı bir kültürel yapıyı yansıtmaktadır. Yağışlı ve nemli iklime dayanıklı olması nedeniyle taş malzeme tercih edilmiştir. Konutlarda çoğunlukla bazalt taşı şekillendirilerek kullanılmıştır. Ahşap temininde kestane kerestesi uzun ömürlü olduğundan tercih edilmiştir. Laz evlerinde göz dolgu tekniğinde, yaklaşık 15 cm olan kafeslerin içine kireçle birbirine tutturulan taşlar yerleştirilir. Çatılar kiremitle örtülüdür. İklim koşullarının nemli ve kapalı gün sayısının fazla olması nedeniyle evlerin tavanları yüksekçe ve pencere sayısı çok sayıda olmaktadır. Laz evleri yakın çevresindeki seren/serenti, bagen, avlu, bahçe duvarları ile birlikte bir bütün oluşturur.

Laz Evleri’nde temel ve bodrum duvarları yığma taşla örülür. Topraktan gelen nemi engellemek amacıyla yapılan subasman katlar odunluk, samanlık veya ahır olarak değerlendirilebilmektedir. Arazinin eğimli olmasından dolayı evlerin arkası yamaca yaslıdır. Eğimden dolayı iki katlı bir bina ön tarafından üç katlı oluşmaktadır. Bu Mezonlu yapılaşma olarak adlandırılır. Evin ön tarafında oluşan boşluklar çeşitli işlevler yüklenmiştir. Zemin katlar şarap imalatının yapıldığı dönemlerde bunun için kullanılırken daha sonraları ahır olarak kullanılmıştır.

Genellikle evlerin en çok kullanıldığı mutfak aynı zamanda oturulan sohbet edilen mekân olduğundan genişçe yapılmıştır. Toplanma ve ortak kullanım alanı olan evlerin bu bölümü xayati olarak adlandırılır. Mutfağın ortasında açık ateş yeri ve genelde arka bölümde beton bir yükselti (kiya) yer alır. Ağaç dizmelere asılı zincir (Keremuli) açık ateşte su ısıtmak, yemek pişirmek, balık kurutmak için kullanılır. Tuvaletler evin ön sağ kısmında, dış tarafından yapılmıştır. Tarlada ve ahırdaki işler sırasında kullanıldığında ev içinden geçilmemesi ve temizlik anlayışından dolayı bu şekilde yapılmıştır.

 

Şavşat Evleri

Geleneksel evler köy halkı ile birlikte imece usulü yapılmaktadır. Bazı köyler ahşap geleneksel mesken kültürünü yaşatmakta ve korumaktadır. Bu köylerde yetişen ahşap ustaları kendilerinin ve köylülerin evlerinin yapılmasında destek olmuşlardır. Örneğin Şavşat Maden Köyü (Bazgiret) geleneksel mimarisini korumakla birlikte turizm açısından tercih edilmektedir.

Duvar, pencere çatı iklim koşullarına göre şekillenmiştir. Köydeki meskenlerin çatıları iki yöne eğimli olarak yapılmıştır. Bu, yüksek köylerde kar yağışının fazlalığından dolayı kalın kar örtüsünün çatıya zarar vermesini önleme amaçlıdır. En fazla kullanılan çatı örtü malzemesi ise sacdır. Özellikle ev eklentilerinde hartama/bedevra kullanımı da yaygındır. Ahşap evlerin geçme tahta ve çivi kullanılmadan yapılması sayesinde evlerin sökülüp taşınarak başka yerde tekrar kurulması sağlanmıştır.

 

Ardanuç Evleri

Taş ve ahşabın birlikte kullanıldığı yörede farklı ev tipleri görülmektedir. Bunda ilçenin yüksek düzlükleri ve hayvancılık nedeniyle doğan ihtiyaçlar ve iklimin karasal nitelik kazanmasının etkisi olabilmektedir. Geleneksel evlerin birinci katları taştan yapılmış ve yörede bol bulunan kireç taşı kullanılmıştır. İkinci katlar çoğunlukla çam ve köknar ağacı kullanılarak yapılmıştır. Yamaca kurulu evlerin alt katları taştan yapılmış ve evin arka kısmı birinci kat seviyesine kadar toprağa gömülü haldedir. Geleneksel evlerin girişinde avlu denilen dar ve uzun bölüm bulunur. Avlunun yan tarafında odalar bulunur. İkinci kata ev içerisindeki ahşap merdivenle çıkılır. Konutların tavanı ahşaptan yapılmıştır. Evin yakınında ve taştan yapılan ahırların üst katında kalın ve sadece yontulmuş ağaçların üst üste konulup köşelerinden birbirine geçirilmesiyle yapılmıştır.

 

Konaklar

Osmanlı döneminden kalan evlere ve ortaçağ mimarisine ait yapılar görülmektedir. Şavşat’taki Kamil Doğan Konağı, Şavşat ilçesi Söğütlü mahallesindeki Hemşioğulları konağı, Kamber Hatipoğlu Evi ve Dildar Keskin Evi ile Ardanuç Kaymakam Konağı, Köprülü Köyündeki Zor Mustafa Bey Konağı, Oruçlu köyünde, Ruslar tarafından yaptırılan XX. yüzyılın başında inşa edilen gümrük binası ildeki tarihi yapılardır.

 

Ev Eklentileri

Ev eklentileri ekonomik uğraşların gerektirdiği ihtiyaçlar sonucunda oluşmuştur. Evlerin ve ekonomik yapının tamamlayıcı unsurları olmuşlardır. Hayvancılıkla ve bitkisel üretim ağırlıklı ekonomilerde geçim tipinde ev ve eklentileri farklı fonksiyon ve görünüme kazanmaktadır. “Meskenlerin inşası ve şekil almasında sadece klimatik faktörlerin değil, hatta bu faktörlerden daha fazla olarak muhitten temin edilen malzeme ile onları yapıda kullanacak insanların sosyal yapısı, zevki, görgüsü ve ekonomisinin de büyük payı vardır (Tunçdilek, 1967: 36)

Merek: Hâkim ekonomik faaliyet alanlarına göre şekillenen geleneksel köy konutlarının en önemli ev eklentilerinden biri mereklerdir. Hayvanların ot ve saman, çala, neker gibi kışlık yemlerinin depolandığı tamamen ahşap malzemeden yapılmış bir ev eklentisi olarak kullanılır. Yörede her aile kendi otlak (mera) alanının başına bir ya da birkaç merek yapmıştır. Üst üste yerleştirilen tomruklar arasında kalan boşluklar hayvan gübresi veya toprakla sıvanarak soğuk havanın içeri girmesi önlenmeye çalışılmıştır.

 

Serander, Nayla: Karadeniz bölgesinin geleneksel mimarisini yansıtan önemli yapılardan biridir. Üretim faaliyetlerinde birçok ihtiyacı karşılayacak şekilde geliştirilmiş aynı zamanda dış mekânda kullanılan bir ahşap yapı olarak sorunlar karşısında geliştirilen yaratıcılığı da göstermektedir. Yağışlı ve kapalı geçen gün sayısının fazla olduğu yörede, uzun süre saklanması istenen gıdaların muhafazasına uygun bir yer inşası gerekçesiyle seranderler yapılmıştır. “Ahşap yığma ve karkas sistemin birlikte kullanıldığı yöreye özgü en yaygın yapı türü seranderlerdir” (Sözen vd. 2001: 152; Özgüner, 1970: 42). Çoğunlukla kestane ağacından ve ahşap geçme tekniği ile yapılır. 4 veya 6 direk üzerinde yükselir. Seranderin üst katının karşılıklı iki duvarında hava akımı için yapılmış ızgaralar vardır. Havadar bir ortamda mısır, fasulye, meyve, sebze türlerinin kurutulması, saklanması ve zarar verecek hayvanlardan korunması bu şekilde sağlanmıştır. Serandere, yanında bulundurulan taşınabilir bir merdivenle çıkılmaktadır.

Taş veya ahşapla kare veya dikdörgen şeklinde bir temel oluşturulur. Arazinin eğimi fazla ise temel duvarları yüksek örülerek hayvanların da barınacağı ahırlar yapılmış olur. Seranderlerin alt kısmına yakacak odunlar, üst katına arı kovanları konulmakta, önlerinden kurutulacak mısırlar asılmaktadır. “Serander, eğimi karşılayan ve üst kat için yatay zemin sağlayan taştan bir altyapı üzerinde genellikle iki katlı ahşap bir strüktürdür. Her kat, bir alttakinden dışa taşarak yapılır. Böylece yukarı doğru genişleyen ve havalandırma için alt katı boş tutulup yalnızca ayaklar üzerinde taşınan serander son derece hafif, uçar gibi duran bir yapıdır. Bir sistem modeli gibi açıkça okunabilen soyut bir strüktür, bir zihinsel kurgu gibidir” (Batur ve Öymen, 2005: 27).

 

Bu yıl ekin/mısır çok oldu

Doldu serender doldu

Ne yapalım Fadime'm

Bu iş Allah'tan oldu

 

Bagen: Alt katı yığma veya kesme taş olarak yapılıp büyükbaş hayvanlar için ahır olarak kullanılır. Üst kat ise ahşap yığmadır ve hayvan yemlerini depolamak için kullanılır. Bazılarının alt katları ahır olarak kullanılır. Böylelikle hayvanlar için yemin taşınacağı mesafe kısalmış olur.

Karapan: Ardanuç, Yusufeli ve Şavşat köylerinde kara ban/ karapan adı verilen yapı mereklerin ön kısımlarında veya eve yakın ayrı bir yerde bir yanı ve üstü kapalı, diğer yanları açık olan yapılardır. Mereklerin (samanlık) önünde ekin yığınını yağmurdan korumak için yapılan büyük saçak veya mereğin önündeki üstü kapalı yan tarafları açık bölüm anlamlarına gelmektedir. Burada cecim ve hasırlar üzerine serilen ürünlerin kurutulmasına yarayan, traktör, patos, tarım aletlerinin kısa süreli konulacağı veya çocukların oyun oynadığı mekândır. Mereğin giriş bölümünü oluşturan karapanın önünde harman yeri bulunur. Burada arpa, buğday, uzun otlar patoza vurularak, sapları mereğe konulur.

Mekân Kullanımı

Kırsalda sürdürülen ekonomik faaliyetler meskenlere eklenen yeni kullanım yerleri gerektirmekte ve evlerin iç ve dış kullanımlarında işlevsellik ön plana çıkmaktadır. Tarla ekme, biçme, hasat, ev-merek inşası, odun taşıma insan gücü isteyen ve kısa sürede bitmeyen işler olduğundan yardımlaşma gerekliliği doğmuştur. En çok yetiştiriciliği yapılan tarım ürünleri yardımlaşılarak kışlık hazırlıklar yapılır. Tarladan getirilip evlerin geniş salonlarında yığılan mısır koçanları iş birliği içerisinde açılmaktadır. Geleneksel köy konutlarının iç tasarımında bu işin yapıldığı salonun genişliğine ve bir misafir odasının bulundurulmasına özen gösterilmiştir.

Geleneksel ahşap evlerin içinde yapılan ambarlar kuru gıdaların, turşuların, un ve diğer mutfak araç gerecinin sağlandığı odalardır. Ambarlar penceresiz yapılır ve kapıları diğer odaların kapılarına oranla daha küçük ve eşik kısmı kemirgenlerin girmemesi için yüksekçe yapılmıştır. Dik yamaçlı arazide yapılan meskenlerin ön tarafına doğru oluşan boşluk büyüklüğüne göre ahır veya ot, tarım araç gerecinin doldurulması amacıyla kullanılmaktadır. Alt katın ahır olması ve evin arka taraflarının toprağa dayalı olması kış aylarında evin sıcak kalmasına da yardımcı olmaktadır. Evlerin mutfakları aynı zamanda oturmak amacıyla da kullanılmıştır. Geleneksel evlerin ikinci katları dört veya beş oda şeklinde planlanmıştır. Bu, erkek kardeşlerin aileleri ile birlikte yaşaması isteğiyle yapılmıştır.

Yayla yerleşimlerindeki ahşap meskenler çoğunlukla yaz dönemi boyunca kullanılmaktadır. İki katlı konutlarda ilk kat taşın örülmesiyle yapılırken, ikinci kat ise tomrukların üst üste konulması ve köşelerden çentikler oluşturulmasıyla birbirine geçirilir. Alt katların odalarında sekiler (peyke) yer almaktadır.

Yapım Teknikleri

Ahşap yığma

Binanın temeli ilk kat seviyesine kadar taş temel örülür. Hızarla biçilerek kereste haline getirilmiş veya ağacın yontularak kütük halinde üst üste gelecek şekilde çivi kullanılmadan yerleştirilmesiyle yapılır. Yatay yerleştirilen kereste ve kütükler köşelerinden birbirlerine kertme boğaz, kurt boğazı, çalma boğaz, kara boğaz yöntemiyle birbirine kenetlenir. Bu geçme yerinden sonra yaklaşık 20-30 cm daha uzun bırakılmaktadır. Bir biri üzerine gelecek şekilde ve çivi kullanılmadan yapılan daraba olarak adlandırılan bu yapıda taşıyıcı kısım tahtadır.

Çakatura duvar

Aralıklı şekilde dikine yerleştirilmiş ağaçların iki tarafından tahta çıtaların yerleştirilmesiyle oluşturulan kafesin arasının sıva ile doldurulmasıyla inşa edilir. Dolma tipi yapıların dış sıvasında da çamur veya kerpiçten yararlanılmaktadır.

Mereklerde ağaçlar, işlenmeden köşelerden birbirine çatma usulüyle bağlanıyordu. İki katlı ahşap evlerin ilk katı bu yöntemle, ikinci kat ise kerestelerin köşelerden bağlantısı da çatmalarla yapılmaktadır.

Köy konutlarının çatıları iki yana eğimli şekilde yapılmıştır. Köy konutlarında çatı örtüsünün yerini sac almadan önce bedevra (hartama) denilen biçilmiş ahşap levhalar kullanılırdı. Bu dizilen ahşap örtünün üzerine taş dizilerek ağırlık oluşturulurdu. Hartama çam, ladin ve göknar ağaçlarının belli boyutlarda kesilerek (hızar atölyelerinde, yaklaşık 1-2 cm kalınlığında biçilir) hazırlanmasıyla oluşturulur. İki yüzeyi de ince oluklu şekilde olduğundan yağmur sularının hızlıca akmasını sağlayarak ahşabın ömrünü uzatması sağlanmıştır.

Göz Dolgu

Yörede ahşap yığmadan sonra göz dolması yapılar en çok kullanılan yapı tekniğidir. Özellikle Arhavi evlerinin yapımında, kestane ağacı kullanılarak yapılan belli ölçülerdeki kare yapıların içerisine granit kayaçlar kesilip biçimlendirilerek yerleştirilir.