BAYBURT HALK KÜLTÜRÜ

Giyim - Kuşam ve Süslenme

Geleneksel Giysiler

Giyim insanın bedeni örten giysi, aksesuar makyaj ve bunları kullanma biçimidir. Giyim; coğrafi koşullar, cinsiyet, yaşam tarzı ve kültürün etkisiyle tarih boyu değişime uğramıştır. Kültür geleneksel giyim tarzına da yansımış, hiyerarşik yapı, ekonomik durum, toplumsal statü, meslekler ve uğraşı alanları, giyim tarzını belirleyici olmuştur (Türkoğlu, 2002: 22).

İnsanla birlikte ortaya çıkan örtünme duygusu zamanla ait olduğu toplumun kültürel değerleri, sosyo-ekonomik yapısı, coğrafyası, kullanılan malzeme, hava şartları, inançlar gibi birçok unsurdan etkilenmiş ve kendi kültürel yapısının gerektirdiği şartlar altında şekillenmiştir. Kıyafetlerde kullanılan kumaşlar, süslemeler tarihimize ışık tutup, nereden geldiğimizi ve tarih boyunca kimlerle nasıl ilişkiler kurduğumuzu da anlamamızda bize yol gösterici olmaktadır.

Eski Türk boylarının hayatlarının büyük bölümü at üzerinde geçtiğinden kalın pantolon ve çizme giymek zorundaydılar. Yiyecek ve silahlarını asabilmek için deri kemerlere ihtyaçları vardı. Daima açık havada yaşadıklarından dolayı soğuktan korunmak için kalın keçeden ve kürkten giyimler giymeleri gerekiyordu. Eski Türk kıyafetlerinin esasını yün, deri ve kürk meydana getiriyordu (Tavkul, 1993: 40).

Bayburt’un eşsiz güzelliklerine, geleneklerine, yaşam tarzlarına değindiğimiz çalışmamızın bu bölümünde, geleneksel bebek, çocuk, kadın ve erkek kıyafetleri, takıları, halk oyunları icralarında ve törenlerde kullanılan kıyafetleri inceleyeceğiz.

Erkek Giysileri

Başa Giyilenler

Keçe Külah: Ucu sivri veya yüksek başlıklardır ve genellikle keçeden yapılır.

Fes: Tepesi düz, genellikle kırmızı, püsküllü, silindirik başlıktır.

Abaniye: Krem renkte keten, pamuklu dokuma üstüne kavuniçi renkte ipek iplikle işlemeli, erkeklerin fes üstünden başlarına sardıkları sargıdır.

Gövdeye Giyilenler

Köynek: Bol, önden düğmeli ve yakasız iç gömleğidir.

İçlik: Uzun paçalı, yün don.

Gezeki (Cuha): Göğüs hizasında bir altta ve yanlarda iki tane olmak üzere üç cebi vardır. Gezeki'yi bilhassa ekonomik durumu iyi olanlar giyerdi. Gezek'in düğmeleri süslü kol ağızları ayrıca kaytanlı olurdu.

Kuşak (Keşmir ve Trablus Kuşak): Bayburt’lu gençler bellerine kuşak bağlardı. Bu kuşaklar geldiği yörenin adı ile anılır ancak Bayburt’ta da dokunurdu. Yaşlılar ise horasan veya lahuri kuşak bağlar ve üzerine silahlık takarlardı.

Kemer: Kuşağın üstüne bağlanırdı. Kuşak gibi koyun yününde dokunurdu.

Güngörmez: Bayburt erkekleri gençlik çağlarında "güngörmez" tabir edilen yanlarında kaytanlı ön ve arkası bir olan ağlı parçaları topuğa kadar uzanan bir elbise giyerlerdi. Güngörmez'in bir kısmı uçkurlu ve kaytansız olduğundan buna "şalvar" da denirdi

Zıvga: Ayrıca Zıvga denilen topuktan dize kadar üç veya dört körüklü boğumlu giyimler çok makbuldü. Bunların paçaları üç veya dört parmak kalınlığında kaytan işlemeli olurdu.

Aksesuar olarak; göğüste yarım ay şeklinde, ucunda tuğra bulunan köstek takılır. Yaşlı ve zengin kimseler ayrıca deri silahlık takarlardı.. Halk Oyunları Ekiplerinde aksesuar olarak köstek takılır.

Ayağa Giyilenler

Yünden örülmüş çorap giyen Bayburtlu erkekler çarık hasıl çapula ve yemeni gibi kösele ve deriden yapılmış ayakkabı giyerlerdi.

Bebek ve Çocuk Kıyafetleri

Elbise: Kız çocuklar yazın basma kumaştan kışın ise pazen kumaşlardan mahalle terzilerinde dikilen elbiseleri giyerlerdir.

Pantolon: Erkek çocuklar kumaş veya kadife pantolon giyerlerdi. Kışın özellikle soğuktan korunmak amaçlı pantolonların içine içlik giyilirdi.

Gömlek-kazak: Erkek çocuklar pantolonların üstüne yazları gömlek kışın ise kazak giyerlerdi.

Ayakkabı: yazın naylon ayakkabı kışın şöşen giyerler.

Kadın Giysileri

Başa Giyilenler

Tepelik: Eski Bayburtlu kadınlarımızın başlarına taktıkları, muhtelif renklerde olan bir baş giysisidir. Maddi durumu iyi olan ailelerde kadınlar Tepeliklerini altınlarla süsler ve daha güzel görünmesini sağlardı.

Çırnakça: Kadınların başlarının çevresine örttükleri farklı renklerde olan, oyalı, pullu bir yazmadır. Yörede sıklıkla kullanılan bir diğer adı ise “Çit” dir.

Gövdeye Giyilenler

Köynek: Bol, önden düğmeli ve yakasız iç gömleğidir. Kalçaları örtecek uzunlukta olup, yanları ufak işlemelidir.

İşlik: Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu iç çamaşırla gömlek arasındaki kalın giysidir. İşlik model olarak köyneğe benzer fakat yakası, dik yakadır.

Üç Etek: Genellikle kına gecelerinde giyilir. Özellikle dikine çizgili kumaştan yapılır. İkisi önde, biri arkada olmak üzere üç adet etekten yapıldığı için bu adı almıştır. Üç eteğe “enteri” de denilmektedir. Yırtmaçları ve öne gelen dilimleri bulunur. Simli ipekle veya kaytanla işlenir. Üç etek denilmesinin sebebi, eteğin üç ayrı dilim biçimde yapılmasındandır. Arkası tek parça, ön tarafı ortadan iki parçaya ayrılmış biçimdedir. Eteğin üç parça oluşu kişiye hareket kolaylığı sağlamaktadır. Öndeki iki parça kaldırılarak beldeki kuşak ya da kemere takılarak da kullanılmaktadır. Üç etek entari içine şalvar giyilerek de kullanılmaktadır. Üç etek entariler daha sonraları yan ve ön parçaları birleştirilerek entari olarak da kullanılmıştır.

Delme: Üç eteğin üzerine hırkaya benzer koyunyününden örme diye tabir edilen bir üst giysisidir.

Önlük: Üç etek elbisenin yakası açık olduğunda göğsü ve iç çamaşırı örtmesi için bir önlük giyilirdi. Önlük kumaştan yapılırdı. Kumaştan yapılan bu önlük boyundan bağlanarak delmenin altından göğüs üzerine kadar inerdi.

Bindallı: Kadife ya da atlas kumaş üstüne, sırma, kılaptan ya da sim ile, serpme dal, yaprak, çiçek motifleri işleyerek elde edilen işlemeli kumaşlara bindallı adı verilir. Bunlar için genellikle, koyu kırmızı, mor, lacivert ve benzeri koyu renkli kumaşlar seçilir. Bindallı ve üç etek özel günlerde ve oyunlarda kullanılırdı. Üç etek ince kumaştan yapıldığı için kışın üzerine “Delme” giyilirdi.

Şalvar: Genellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan geniş bir tür pantolon: Etek veya üç etek altına giyilen fazla bol olmayan, ancak vücut hatlarını da yapışmayan bir görünüm arz eder. Paçaları lastikli olanı olduğu gibi, ilikli kumaştan yapılanlar asıl otantik olanlarıdır. Halk oyunları ve günlük yaşamda eteğin altında rahatlık veren ve tamamlayıcı bir giysidir. Genellikle ipek ekonomik duruma göre de ketenden yapılırdı. Fazla göz alıcı renkler tercih edilmez. Genel de beyaz ve türevi renkler kullanılır.

Kuşak: Üç etek üzerine uç kısmı arkaya sarkık bir üçgen teşkil eden elde dokunmuş bir kuşak sarılırdı. Bu horasan kuşağı Keşmir veya Lahuri şalı olurdu. Ayrıca üç etek üzerinde peştamal da bağlanırdı. Renkli ipliklerle el tezgahlarında dokunan kuşaklar bele bağlanarak giysiye çok güzel bir görünüm kazandırırdı.

İçte köynek onun üzerine işlik ve üç etek veya bindallı alta şalvar giyerlerdi. Üç eteğin üzerine hırkaya benzer koyun yününden örme "delme" diye tabir edilen bir giysi giyerlerdi. Üç etek elbisenin yakası açık olduğunda göğsü ve iç çamaşırı örtmesi için bir önlük giyilirdi. Kumaştan yapılan bu önlük boyundan bağlanarak delmenin altından göğüs üzerine kadar inerdi. Üç etek üzerine uç kısmı arkaya sarkık bir üçgen teşkil eden elde dokunmuş bir kuşak sarılırdı. Bu horasan kuşağı Keşmir veya Lahuri şalı olurdu. Ayrıca üç etek üzerinde peştamal da bağlanırdı.

Bayburt’ta kadınların, önceleri başlarına, cırnakça (tırnakça) oyalı yazma örttükleri, kaşlarının ortasına ‘’dövme’’ dedikleri parlak yuvarlak pul yapıştırdıkları, burunlarının kenarına delik açarak karanfil taktıkları, iç çamaşır olarak, işlik, üzerine üç etek, üç etek üzerine de hırkaya benzer, delme adlı bir örgü; yakası açık olduğu için üç eteğin altına, boyundan aşağı göğüs altına kadar inen kutnu kumaştan önlük, üç eteğin altında yarım ağlı, paçaları ayak bilek ucundan bağlanacak biçimde uçkurlu ve dökümlü şalvar giydikleri, bellerine elde dokunan ve Horasan, Lahuri, Keşmir, Gürün veya yerli şal bağladıkları, yerli şalların püsküllerinin örüldüğü; ayaklarına da sarı papuç, Erzurum papucu, çarık, hasıl, kalloş potin gibi ayakkabılar giydikleri anlaşılmaktadır.*39 (Ehram kitabından)

Aksesuar: Belde gümüş veya bakır kemer, boyunda altınlar aksesuar olarak takılırdı.

Ayağa giyilenler

Yemeni: İnce esnek ve yumuşak kumaştan yapılmış yemeniler ayaklara bağlanırdı.

Yün Çorap: Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek. Yerli yünden dokunan yün çoraplar giyilirdi. Erkeklerde beyaz renk takım, kadınlarda daha desenli ve renkli biçimler hakimdi. Aksesuar olarak, köstekli saat, ağızlık, tütün tabakası ve kama ile süslenirdi.

Çarık: İşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı

Kalloş-Potin: Ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı