GÜMÜŞHANE HALK KÜLTÜRÜ

Sosyal Yapı

Sosyal yapı en genel anlamıyla bir grup oluşturan insanların rol, statü, yetki ve sorumluluklarının yan yana ve üst üsteliğinden meydana gelen bütünü ifade etmektedir. İçinde yaşanılan toplumun belli ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve oldukça sürekli bir içeriğe sahip bulunan sosyal kurumların, birimlerin, örgütlenmelerin, toplum içinde belirli işlevleri vardır ve her bir öğe, bu işlevler aracılığı ile bir diğerine bağlıdır.

Türk toplumunda sosyal yapı halkın dinî inançları etrafında şekillenmektedir. Yöre kültüründe insanlar ev içi ve evin dışındaki faaliyetlerinin hemen tümünü dinin gereklerine göre şekillendirirler. Türk toplumunda toprak mülkiyeti şahısların elinde değildir. Mülkiyet olmadığı için iktisadi anlamda imtiyazlı bir sınıf da oluşmamıştır. Dolayısıyla batı toplumlarında olduğu gibi iktisadi ölçülere dayanan bir sınıf yapısından, toplumsal tabakalaşmadan söz edemeyiz. Bununla birlikte insanlar arasında gelenek ve görenekle düzenlenmiş yazılı olmayan sosyal kurallar vardır.

Aile Yapısı

Gümüşhane yöresinde geçmişte yaygın olarak ataerkil geniş aile yapısı ile karşılaşılmaktaydı. Yörede evlenen kadınlar kocalarının yaşadıkları evlere giderek yaşamlarını orada devam ettirmektedirler. Yörede bir kızın gelin olarak gittiği evde genellikle kocası, kocasının ana-babası, evlenmemiş kız ve erkek kardeşleri, evli erkek kardeşleri, onların eş ve çocukları bazen büyük anne ve büyük babalar, çok nadir olarak da amcaları onların eş ve çocukları da yaşamakta, aynı evde yaşayıp birlikte çalışıp aynı kazanca ortak olmaktadırlar. Bu yapı son yıllarda çekirdek aileye doğru evrilmektedir. Yörede geniş aile yapısı özellikle yaşlı kesim tarafından korunmaya çalışılmaktadır. Yaşlılarda "eğer çocuklarım evden çıkarsa dağılıp gideriz" düşüncesini fazlasıyla görebiliyoruz. İlde geçim sıkıntısı fazla olduğu için ailelerin çocukları diğer şehirlere çalışmak için giderler, bazen de kendi ailelerini kurup gittikleri yerlere yerleşip evlerini kurarlar. Fakat geniş aile yapısını korumak isteyen babaların bazen buna engel olduğunu da görmekteyiz. Geniş aileyi koruma çabaları sürmekle birlikte, bu düşünce yapısı yöre genelinde giderek etkisini yitirmektedir.

Köylerde geniş aile bir güçtür ne kadar kalabalık iseniz o kadar güçlü kabul edilirsiniz. Bu yörede geniş ailenin yaygın olmasının en önemli nedenlerinden biri çocukların işsiz olmasıdır. Eğer evli olan çocuk kendi geçimini sağlayacak duruma gelir ve evden (geniş ailenin yaşadığı evden)ayrılmak isterse büyükler ona çok fazla söz söylemez ve kendi ailesine yeni bir ev kurar. Anne-babalar çocuklarına ayrı eve çıkma konusunda ne kadar izin verseler de geniş aileyi korumak için ellerinden geleni yaparlar. Yörede zamanın ve kültürün değişmesiyle geniş aileden çekirdek aileye doğru bir dönüş vardır. Özellikle okuyup memur olan kesim ve ekonomik özgürlüğünü kazanmış çocuklar kendi çekirdek ailesini kurmaktadır Gelin kızlar artık kayınvalide ile yaşamak istememektedir. Kız istemeye gelindiğinde, kız tarafı gelin kızın isteği üzerine koşulacak şartlar arasına; yeni çifte ayrı ev açılmasını da koymaktadırlar. Hatta bu istek kabul edilmediğinde sözün bozulduğu durumlara da rastlanmıştır.

Köylerde ya da kasaba içinde aile ve akrabalar kendilerini birlik ve beraberlik ruhu içinde hareket etmekle yükümlü sayarlar. Çok sıkı bir akraba ve aile bağı mevcuttur.

Gümüşhane yöresinde de aile içinde her fert belli bir yükümlülüğe sahiptir. Yörede baba evin geçimini sağlamakla yükümlüdür. Bununla birlikte evin geçimini sağlamada herkesin belli oranda payı vardır. Köylerde geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve gurbetçiliktir. Köylerde de çalışmak için diğer illere gidenleri görmek mümkündür. Aileler genellikle kalabalık olup, pederşahi aile sistemi mevcut olduğundan çocuklar evlenseler bile ailenin ekonomik ve sosyal yapısı içinde kalırlar.

Ailede kadının söz hakkı son derece kısıtlıdır, kadın tamamen erkeğe bağlıdır. Evlerde kadınların aslı görevi çocuk büyütmek ve ev işleri yapmaktır. Ev işlerinde kız çocukları ve gelinler ona yardım ederler. Kadınlar bu işlerin yanı sıra tarlaya gider ve hayvanlarla da ilgilenirler.

Yörede çocuklar özellikle ailesinin ekonomik düzeyi iyi ise okula gidip gelmek dışında çok iş yapmazlar, kendilerine evde küçük çaplı sorumluluklar verilir. Bununla birlikte köylerde yaşayıp bağı bahçesi olan okul çağındaki çocuklar tarlada çalışmakta, dağdan odun getirmekte ve hayvanların bakımını yapıp onları meralarda otlatmaktadırlar.

Yörede aile içi huzursuzluklar konu edildiğinde gündeme gelen iki konudan ilkinin kayınvalide-gelin, ikincisinin ise gelinler arası çekişmeler olduğu tespit edilmiştir. Boşanma oranının da oldukça düşük olduğu bu yörede kadınlar, kocalarının ve kayınpederlerin otoritesini karşı koymadan kabul edebildikleri halde, kayınvalide ve eltileri arasında huzursuzluklar doğduğunu içtenlikle ifade etmişlerdir.

Toplumdaki en önemli kurumlardan biri aile olduğu için aile kurumunda, yurdumuzun birçok yerinde olduğu gibi Gümüşhane yöresinde de bir modernleşme eğilimi olduğu gözlemlenmektedir.